''Allah cezanı vermesin senin bi dahakine sen temizleyeceksin'' der ama ben hiç temizlemem. Yanlış olmasın yılda bir kere falan bende elimi çamaşır suyuna değdiririyorum.
Ben neredeyse yılın yarısı şehir dışında olurum. Ama geldiğimde odam her zaman topludur ve çarşaflarım değişmiştir. Çünkü ben geldiğimde yorgun olurum ve Gül benim bunlarla uğraşmamı istemez.
Ben eve kedi köpek getiririm. O bana kızar. Ev kirleniyor der. Ama kalbi dayanmaz hemen sahiplenir. Besleriz, büyütürüz sonra yuva buluruz.
Gül'ün en sevdiği mağazalar züccaciyelerdir. Onu bu hayatta en çok iki şey heyecanlandırır. Birincisi puantiye desenli kıyafetler ikincisi ise mutfak robotu. Her zaman büyük bir heyecanla yeni aldığı mutfak gereçlerini gösterir.
Ben bazen atkı falan örerim. Ama başlamasını ve bitirmesini bilmem. O hep benim için örgüye başlar daha sonra da bitirir.
Benim mutfak alışverişine çıkmamdan hoşlanmaz. Çünkü ben çok para harcarım. O ise benim harcadığım paranın yarısına benim aldığım şeyin iki katını alır.
Uyandığımda onun odasına gidip perdeyi açıp onu uyandırdığım doğrudur. O ise uyanır, kahvaltıyı hazırlar ve beni uyandırmamak için mesaj atar ; '' Ben uyandım, kahvaltı hazır''
O hep benim arkamı toplar. Ben turnedeyken ailemi arar, birşeye ihtiyaç var mı diye sorar.
Patronumun bile köpeğine bakar.
O bizim evimizin dişi kuşudur. Yuvayı hep o yapar.
Biz şimdi balıkçımıza gidiyoruz.
0 yorum:
Yorum Gönder